Dergâh dergisi, mayıs ve haziran 2019 sayılarında epey canlanmış
görünüyor. Şiirde olmasa da eleştiride üzerindeki ölü toprağını atmış, dergi.
Şiirde taşralı, nesirde İstanbullu bir dergidir, Dergâh. Bu
sayılarda İstanbul şiiri olarak sadece Cevdet Karal’ın bir şiiri
var. Eleştiride ise Mustafa Özel, yeni Peyami Safa gibi
geliyor bana.
Modern edebiyatımızın,
cumhuriyetin ilk dergilerinden olmasına rağmen yoluna devam ediyor, Dergâh.
Bizim cenahta hep duyardım. Solukluluk ve devamlılık bakımından
Varlık dergisinin karşısına koyabilecek bir dergimiz yok diye. Varlık’ın
sağdaki karşılığı Dergâh’tır. İkisi de ilk modernler tarafından
çıkarılmaya başlanmıştır. Varlık’ın temelinde Yaşar Nabi'nin, Orhan
Veli’nin, Nurullah Ataç’ın harçları varsa; Dergâh’ta da Ahmet Haşim’in, Yahya
Kemal’in ve A. Hamdi Tanpınar’ın koyduğu kök hücreler bulunur. Aslında
doğrusunu söylersem: Varlık, Batı yazınının ve düşüncesinin ufak bir
filtrelemeyle Türk edebiyatına taşıyıcısıyken; Dergâh, Doğu ve Batı’yı
harmanlamaya çalışmış bir sentez dergisidir. Zaten sentez kelimesi, sol
edebiyatçıların ve fikir adamlarının ortaya attığı bir kavram değil, Peyami
Safa gibi sağcıların ürünüdür. Solda taklidin, sağda sentezin olması da
bundandır.
Yeprem Türk