Ahmet
Cevdet Paşa, yazılarında Osmanlı
Devleti’ni tazeleyebilecek ve yenileyebilecek bir kuvvetten bahseder. Ancak
Osmanlı Devleti’nin, Selçuklu Devleti’nden kalma akaid ve temeller üzerinde
yükseldiğiyse göz ardı edilir. Oysa Osmanlı Devleti’ni yenileme ihtiyacından
çok Selçuklu Dönemi’nin yenilenmeye ihtiyacı var. Yani devlete, siyasaya,
kurumlara, eğitime yeniden akidesi sağlam kökler lazım. Üstelik bunların da
orijinalitesini koruması gerekir. Bin yıllık mesafeleri taşıyabilecek yeteneği
ve ışığı da içinde barındırmalı ve muhafaza etmelidir.
Osmanlının
yenilenmesini, ruh kökü tazelenmeden istemek acele bir arzudur. Üstelik,
Osmanlı ruhunun, siyasasının, fıkhının malzemelerini yani muhtevayı Batı
biçimine göre inşa etmek de bir Osmanlı dirilişine yetmeyecektir. Osmanlının çöküşe geçtiği seneler itibariyle
yerli öz, bu şiir olsun, kanun olsun, politika olsun Avrupai şekille(biçimle)
yeniden dizayn edildi. Yenilikçi tavrımız
bu anlayış üzerinde sürdürüldü. Oysa tarihten de biliyoruz ki, orijinal
temellerin, muhtevası kadar şekli de özgündür. Selçuklu döneminde gelecek
çağlarda Osmanlıyı da taşıyacak olan bu özgünlük doğal bir yapıda ve temelde
yakalanmıştı.
Y.T.



